Cinnah Cad. No:54 Çankaya Ankara Türkiye
+90 312 442 5656   +90 530 151 5330

TÜP BEBEK TEDAVİSİ BİREYSELLEŞTİRİLMELİ

‘’Tüp Bebek Uygulamalarında Mükemmeliyet” (Excellence in ART(EIA): Clinical and Laboratory Perspectives) Kongresi Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı(AD) Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite Ünitesi tarafından , 29-30 Nisan 2016 tarihleri arasında Kapadokya´da gerçekleştirildi.
 
 

İlk kez düzenlenen ve alanında pek çok ilke ev sahipliği yapan kongre, 14 yabancı konuşmacı ve 430 katılımcıya ev sahipliği yaptı.   Tüm oturumların İngilizce olduğu toplantıda Türkçe ve Arapça eşzamanlı çeviri yapıldı.  Kongrede 4 adet tartışma temelli oturumun yanı sıra, 7 tane konferans ve yabancı davetli konuşmacıların deneyimlerini interaktif olarak Türk Hekim ve Biyologlarla paylaştığı 2 adet panel oturum düzenlendi.

Kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısında Hacettepe Üniversitesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum AD, Üreme Tıbbı ve İnfertilite Ünitesi Öğretim üyelerinden Kongre Başkanı Prof. Dr. Hakan Yaralı, Kongre Sekreteri Doç. Dr. Gürkan Bozdağ ve Düzenleme Kurulundan Prof. Dr. Lale Karakoç Sökmensüer, Doç. Dr. İbrahim Esinler ve Yrd. Doç. Dr. Sezcan Mümüşoğlu katıldı.

Kongre Başkanı Prof. Dr. Hakan Yaralı kongrede, hem rahmin iç tabakası hem de embriyonun, başarılı bir gebelik elde edilmesi kapsamında rolleri ile ilgili önemli sunumlar yapıldığına dikkat çekerek, tüm tıp uzmanlık alanlarında da geçerli olan bireyselleştirilmiş uygulamaların ne denli önemli olduğunun tartışıldığını vurguladı.

Yaralı, ‘’Eve canlı ve sağlıklı bebekle gitme konusunda üreme potansiyeli yüksek embriyonun seçimi çok önemli, halen bütün dünyada rutinde kullanılan metotlar maalesef, hem sübjektif hem de geçerliliklerinin sınırlı’’ ifadelerini kullandı.

Tüp bebek tedavisi bireyselleştirilmeli

Hacettepe Üniversitesi Tüp Bebek Ünitesi Öğretim Üyesi ve Kongre Sekreteri Doç. Dr. Gürkan Bozdağ,  tüp bebek tedavilerinde her hasta için uygun tek bir tedavi stratejisinin ve protokolünün olmadığını ifade etti.  

Kişinin yaş, yumurtalık kapasitesi, vücut-kitle indeksi, genetik farklılıkları, önceki tedavilerdeki yumurtalık cevabı ve embriyolojik gelişim problemleri gibi değişkenlerin ele alınmasının önemini vurgulayan Bozdağ, çocuk sahibi olmak isteyen çifte yaklaşımın klinik ve laboratuvar aşamalarında bireyselleştirilmesi gerektiğini ifade etti. 

Yumurta kapasitesi azalmış kadınlar için IVA yöntemi

Bu kongrede, tüp bebeğin sadece klinik ve laboratuvar yönleriyle değil aynı zamanda yumurtalık kapasitesi çok azalmış kadın hastalarda bir tedavi alternatifi olabilecek'’In Vitro Aktivasyon'’ (IVA) yöntemi gibi henüz deneysel aşamada ki yöntemlerin de ele alındığını dile getiren Bozdağ, bu konuda Stanford Üniversitesi’nden Prof. Dr. Aaron Hsueh'nin sunumu esnasında ve kongre kapsamında konunun detaylarının tartışıldığının altını çizdi.

Tüp bebekte laboratuvar çalışmalarının önemi

Hacettepe Üniversitesi Tüp Bebek Ünitesi Embriyoloji Laboratuvarı sorumlusu Prof. Dr. Lale Karakoç Sökmensüer, ‘’Bu toplantıda tüp bebek tedavilerinde klinik yaklaşımların yanı sıra embriyoloji laboratuvarı ile ilgili konular da detaylı olarak ele alındı.’’ dedi.

Bu alanda güncel gelişmeler, yeni teknolojiler, tedavi yaklaşımları ve en önemlisi laboratuvar kalite kontrolünün nasıl yapılması gerektiği gibi önemli hususların embriyologlar tarafından tüm detayları ile ele alındığını ve interaktif tartışmaların yapıldığını belirten Sökmensüer, bu kapsamda mevcut embriyoloji ve biyolog eğitiminin, kişilerin kendilerini sürekli güncellemelerinin önemini vurguladı. 

EIA-2016 Kapadokya gibi kısa, interaktif ve konusunda kompetan insanların katıldığı toplantıların bu anlamda önemli bir fırsat olduğunu söyleyen Sökmensüer, bu toplantıya hekimlerin dışında biyologların da katıldığını dile getirdi.

NASA yöntemi kullanıldı

Kongre kapsamında ülkemizde ki hekim ve sağlık çalışanlarına; oosit-embriyo dondurmada optimizasyon, donma çözme tedavilerinde daha iyi gebelik elde edebilmek için yapılması gerekenler ve embriyo transferi sonrası uygulanabilecek ilaç tedavileri gibi önemli konularda kritik bilgiler paylaşıldı.

Doç.Dr. İbrahim Esinler,  kongrede son derece yeni bir teknoloji ile yurtdışından katılmak isteyen önemli bilim insanlarının da sunum yapabilme ve sanki toplantı salonundaymış gibi konuşmalarını interaktif olarak yapabilmelerine imkan tanıdıklarına dikkat çekti.

Esinler, ‘’NASA'nın da tercih ettiği video konferans sistemi ile Amerika ve Avrupa'daki meslektaşlarımız ile bilgi alışverişinde bulunabildik ve eş zamanlı olarak iki ayrı yazılım üzerinden veri paylaşabildik. Bu yöntemin sonraki kongrelere çok güzel bir örnek olacağı düşüncesindeyim.’’ dedi.