Cinnah Cad. No:54 Çankaya Ankara Türkiye
+90 312 442 5656   +90 530 151 5330

TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR

Tedavinin iptal edilmesi: Hastaların tedaviye beklenen yanıtı vermemesi, yeterli sayıda follikül gelişmemesi veya aşırı yumurtalık yanıtı gibi durumlarda tedavi iptal edilebilir. 
 
Yumurta bulunamaması: Özellikle yaşı ileri ve yumurtalık rezervi düşük kadınlarda folliküller yeterli büyüklüğe ulaşmasına karşın yumurta toplama işlemi sırasında hiç yumurta bulunamayabilir.
 
Döllenmenin olmaması: Yumurta ve spermler normal olmasına karşın bazı yumurtalarda döllenme gerçekleşmeyebilir. Meni spermi kullanıldığında döllenme oranı % 75 civarındadır; bu oran TESE sperminde %55-60 civarındadır. Özellikle olgun yumurta sayısı az olan olgularda döllenme olmamasına bağlı hasta embriyo transferine ulaşamayabilir.
 
Transfer zorluğu: Çok nadiren kadının genital organlarının anatomik yapısı nedeniyle transfer çok zor olabilir. Bu gibi durumlarda gebelik şansı düşmektedir.
 
Sperm bulunamaması: TESE uygulanan hastaların % 45-50'inda sperm bulunamaz ve tedavi iptal edilmek zorunda kalınır.
 
Gebelik testi öncesi kanama: Test gününden önce kanaması olanlarda gebelik şansı düşmekle birlikte gebelik olmadığı anlamına gelmez.
 
Ovarian Hiperstimülasyon sendromu (Aşırı Uyarım Sendromu; OHSS) : OHSS tüp bebek tedavisinin en önemli komplikasyonudur. Genellikle polikistik over sendromlu kadınlarda ortaya çıkar. Yumurtalıkları uyarmak amacı ile kullanılan ilaçlara aşırı cevap alınması sendroma zemin hazırlar. Yumurtalıkların uyarılması sırasında kabul edilebilecek sayıda yumurta uyarılması ile aşırı uyarılma arasında ince bir çizgi vardır. Her zaman doz ayarlaması mümkün değildir. Aşırı uyarılma olduğu zaman yumurtalık uyarıcı ilaçların dozunun azaltılması ve gerektiğinde bir gün veya daha uzun bir süre ilaç verilmemesi sonucunda estrojenin aşırı yükselmesi engellenebilir.
 
Ancak daha önemli olan bu hastaların tedavilerine başlarken  OHSS gelişme riski yüksek olabilecek hastaların tespiti ve daha tedavinin başında bu hastalara uygun yaklaşım hayati önem arz eder. Uygun ilaç protokolünün seçilmesi, mümkün olan en düşük doz ile tedavi, yakın takip ve kan estradiol düzeyinden ziyade 11 mm’den daha büyük follikül sayısına göre hCG enjeksiyonu (Pregnyl ve ya Ovitrelle) yerine özel bir çatlatıcı iğne olan GnRH Agonisti (Gonapeptyl) kullanılması hatta fazla follikül olan hastalarda taze transfer yapmayıp tüm embriyoların dondurulması gibi yöntemlerle OHSS gelişme riski neredeyse sıfırlanabilmektedir.