Cinnah Cad. No:54 Çankaya Ankara Türkiye
+90 312 442 5656   +90 530 151 5330

MİKROTESE

Menide hiç sperm bulunmaması anlamına gelen azospermi tüm erkeklerin %1'inde, infertilite (kısırlık) problemi olan erkeklerin ise %10- 15'inde görülmektedir. Menide çok az sayıda sperm bulunan ağır oligospermi ile azosperminin birbirinden ayırt edilmesi çok önemlidir. Çünkü ağır oligospermide meninin ilk incelenmesinde sperm görülmese bile, ejekülatın santrifüj edilmesiyle çok az sayıda  sperm bulunabilir ve cerrahi yollara gerek kalmaksızın  mikroenjeksiyon işlemi yapılabilir. Bu amaçla Dünya Sağlık Örgütü en az iki meni örneğinde santrifüj sonrası çökeltinin mikroskopik incelemesi yapılmadan azospermi tanısı koyulamayacağını belirtmiştir.Azospermi, kendi içerisinde iki alt gruba ayrılmaktadır;
 
- Non Obstrüktif Azospermi;  Sperm taşıyıcı kanallar açık olduğu halde, testislerde olgun sperm üretiminin yeterli düzeyde olmamasıdır. Testis yetmezliği olarak adlandırılabilen bu durum, ya testislerin kendisindeki kusurlara veya testisleri sperm yapımı için uyaran hormonların salgılandığı hipofiz bezine ait hastalıklara bağlı olabilmektedir.
 
- Obstrüktif Azospermi; Hastaların yaklaşık %40'ında görülmektedir. Testislerde sperm üretimi normal olarak olmaktadır ancak, spermlerin taşındığı toplayıcı kanallardaki tıkanıklık ya da doğuştan yokluk nedeniyle sperm meniye ulaşamamaktadır. Doğuştan olabileceği gibi, sonradan da gelişmiş olabilir. Sonradan gelişmiş olan kanal tıkanıklıkları enfeksiyon, vasektomi ameliyatı ya da geçirilmiş travmaya bağlı olabilir. Mikrocerrahi ile tıkanıklık giderilmeye çalışılsa da çoğu zaman direkt epididimis ya da testisten sperm edilmesi tercih edilir. Bu yöntemle sperm elde edilerek yapılan ICSI (mikroenjeksiyon) denemelerinde gebelik oranları, ejekülat spermi kullanılarak yapılan denemelerle hemen hemen aynıdır.
 
Azospermi saptanan erkelerde mutlaka periferik karyotip analizi yapılmalıdır. Azospermik erkeklerde, kromozomal sorun olma ihtimali %10-15 düzeyindeyken, sperm sayısı normal olan erkeklerde %1'den azdır. Kromozomal sorun saptanan hastalarda, tüp bebek işlemine ilave olarak preimplantasyon genetik tanı (PGT) uygulanması gereği doğabilmektedir.
 
Kısırlık sorunu olan erkeklerde gözlenen kromozom anomalilerinin üçte ikisi cinsiyet kromozumuna ait problemlerdir. Bunların içinde de en sık görülen  Klinefelter sendromudur. (Detaylı bilgi için,Tüp bebek başlığı altında, erkeğe bağlı zor infertilite olgularında (Klinefelter Sendromu) tüp bebek bölümünü okuyabilirsiniz)Azospermi durumunda, sperm elde edilmesi için yapılan cerrahi sperm elde etme yöntemlerinin tamamı lokal (ya da hasta arzu ederse genel anestezi) anestezi  altında uygulanabilir. Hepsi hastaneye yatış gerektirmeden ayaktan yapılan işlemlerdir. İşlemler çoğu zaman 30-45 dakika sürer. İşlemlerden sonra günlük hayata devam edilebilir. Tüm işlemler tüp bebek merkezinde yapılır ve alınan örnekler aynı anda laboratuarda incelenerek sperm bulunup bulunmadığı görülür. Sperm bulunduğunda da işleme son verilir.Cerrahi yöntem ile elde edilen spermler çok az sayıda olduğu için, bu spermleri dondurarak saklamak mümkün olsa bile, çözme işlemi sonrasında az sayıdaki spermlerin canlı, hareketli çıkmama riski  bulunmaktadır. Ayrıca bir kere TESE yöntemi ile sperm bulununca, tekrar yapılan TESE işleminde sperm çıkmama  riski de bulunabilmektedir. Bu nedenlerle  biz bayanların yumurta gelişimini uyararak, yumurta toplama işleminden bir gün önce TESE işlemi yapmayı tercih etmekteyiz.Cerrahi sperm elde etme yöntemleri aşağıda açıklanmıştır;
 
Mikro TESE : Mikroskop altında Testiküler Sperm Ekstraksiyonu;
Testis dokusu mikroskop ile incelenerek, dolgun görülen tübüllerden, çok küçük boyutlarda  örnekler alınır. Klasik TESE yöntemine göre, mikroTESE işleminde, hem daha az örnek alındığı için testis dokusuna zarar verme ihtimali azalmakta, hem de sperm üretimi olan  tübüller yakından incelendiği için dolgun tübüller saptanarak, sperm üretiminin olduğu kısıtlı fokal alanların yakalanabilme ihtimali artmaktadır.
Biz de merkezimizde son 8 yıldır mikro TESE yöntemini uygulamaktayız. Yaptığımız 1300' yakın TESE uygulamasında da %50-55 oranında sperm elde edebilmekteyiz.
 
PESA : Perkutan Epididimal Sperm Aspirasyonu;
Testislerin üzerindeki epididimlere ince bir iğne ile girerek içerisindeki spermleri çekme yöntemidir. Sadece obstrüktif azospermi olgularında uygulanabilir. Bu yöntemle sperm elde edilemezse testisten sperm elde etme yöntemlerine geçilir.
 
TESA : Perkutan Testiküler Sperm Aspirasyonu;
Testislerin içinde bulunduğu kese açılmadan ciltten batırılan bir iğne ile testislere girerek testis dokusundan örnek alınmasıdır. Bu yöntemle sperm elde edilemezse TESE'ye geçilir.