Cinnah Cad. No:54 Çankaya Ankara Türkiye
+90 312 442 5656   +90 530 151 5330

ENDOMETRİOZİS

Rahim içini döşeyen endometrial hücrelerin rahim dışında yerleşerek üremesidir. Genellikle 35 yaşın üzerindeki kadınlarda görülür. Nedeni tam olarak belli değildir. En fazla rağbet gören teori retrograd menstruasyon teorisidir. Kadınlarda adet kanaması rahim iç tabakasını döşeyen hücrelerin dökülmesi ile olur. Bu hücrelerin bir kısmı da geriye doğru giderek tüplerden karın boşluğuna dökülür.

Genelde bu hücreler vücudun bağışıklık mekanizmaları tarafından yok edilir. Ancak bazı kadınlarda bu mekanizmalar iyi çalışmaz ve muhtemelen de genetik yatkınlık ile endometrial hücreler karın zarı üzerine yerleşerek üremeye başlarlar.

Endometriosis hastalığı en çok karın zarını ve yumurtalıkları tutar. Bunun dışında rahim ve kalın barsağın son bölümü olan rektum arasına yerleşerek rektovajinal septum endometriosisini oluşturur. Hastalık genelde ilerleyici bir karakter gösterir ve yaygınlığı ancak laparoskopi ile anlaşılır.

Endometriozisin yaygınlığına göre hastalık 4 evrede sınıflandırılır; Evre I, II, III, ve IV. Evreleme için laparoskopi şarttır. Laparoskopi esnasında gözlenen endometriozis odakları, yapışıklık, endometrioma varlığı ve büyüklüğü ve makat-vajen arası boşluğun kapalılığına göre evrelendirme yapılır. Evre I’de batın içinde sadece milimetrik endometriozis odakları var iken, Evre IV’de yaygın endometriozis odakları, çukolata kistleri ve yaygın yapışıklıklar olabilmektedir.

Endometriozisten etkilenen olguların hekime başvuru şikâyetleri ağrı, kısırlık ve kitledir. Bazen de hiçbir şikâyet olmaksızın rutin jinekolojik kontrollerde çukolata kitleri fark edilebilirler.

Kronik pelvik ağrı endometriozisin en sık şikayetlerinden biridir. Ağrı kendisini

1)adet ağrısı;

2)adet ile ilişkisiz ağrı ve

3)cinsel ilişki esnasında ağrı olarak kendini gösterebilir.

Ağrı kasık ve alt batında değişik yerleşimde, vasıfta ve şiddette olabilir. İlginç olarak ağrının varlığı endometriozisin yaygınlığı ile direkt ilişkili olmayabilir. Başka deyişle, hastada Evre I endometriozis olabilir ve hastayı gerçekten çok olumsuz etkileyebilen kronik ağrı olabilir. Diğer yandan hastada Evre IV endometrozis olabilir ve hiç ağrı olmayabilir. Ağrı tedavisinde ilaç tedavisi ön plandadır. Bununla birlikte ağrı ve özellikle 3 cm’den büyük çukolata kisti olan olgularda laparoskopi yapılmalıdır.

Kısırlık (infertilite) endometriozisin diğer bir başvuru nedenidir. Yapılan çalışmalarda kırılık nedeni ile başvuran bayanların

%15-55’de değişik yaygınlıkta endometriozis bulmak mümkündür. Bununla birlikte endometriozis-kısırlık neden sonuç ilişkisi, özellikle erken evre (Evre I, II) endometriozisli olgularda kesin değildir. Ailesini tamamlamış ve tüp bağlanması için laparoskopi yapılan olguların bile %6-12’inde değüişik evre endometriozis odakları bulmak mümkündür.

İleri evre (Evre III, IV) olgularda her iki tüp-yumurtalık anatomik ilişkisini bozacak yapışıklıklar gelişmesi nedeni ile kısırlık gelişebilmektedir. Erken evre (Evre I, II) endometrozisli olgularda ise karın içi bazı bağışıklık sisteminde olabilecek değişikliklerin kısırlığa katkıda bulunduğu düşünülmektedir.

Yumurtalık içindeki endometriosis kistlerine endometrioma adı verilir. Endometriomalar kısırlık ile beraber olduğunda laparoskopik olarak alınmaları gerekir. Endometriomaların kapalı ameliyat (laparoskopi) ile alınmalarının, açık ameliyata (laparotomi) göre bazı avantajları vardır. Bunlar,

1) laparoskopi çoğu zaman ayaktan yapılabilen bir ameliyattır;

2) ameliyat sonrası ağrı daha az olur;

3) kesi büyüklükleri 0.5-1 cm olduğu için kozmetik olarak daha iyi netice verir;

4) işe geri dönme zamanı daha kısadır.

Endometrioma kistleri hemen daima iyi huyludur; pratik olarak endometrioma kist çeperinde kanser olma ihtimali çok düşüktür (4-6 / 1,000). Endometriomaların vajinal ultrasonografide tipik görüntüleri olduğu için vajinal ultrasonografinin tanısal değerliliği %90’nın üzerindedir. Bu nedenle biz, endometriomaları, büyüklüklerinden bağımsız olarak, kanser endişesi ile ameliyat etmemekteyiz.

Laparoskopik endometrioma alınması sonrası 1 yıl içinde %50–55 olgu kendiliğinden gebe kalır. Ameliyattan sonra 1 yıl içinde gebelik elde edilememiş ise bu durum başarısızlık olarak kabul edilir ve hasta tüp bebeğe refere edilmelidir. Ayrıca aşağıda belirtilen durumlar varlığında hasta yine tüp bebeğe ön planda refere edilmelidir; 1) Bayan yaşı 38 üzerinde olması; 2) Gebe kalamama süresi (kısırlık, infertilite) 3 yıldan uzun olan olgular; 3) Birlikte sperm problemi varlığı (özellikle ağır sperm problemi varlığı; sayının 5 milyon/ml altında olması ve hareketliliğin %20’nin altında olması); 4) laparoskopide her iki tüp etrafında yaygın, kalın yapışıklık varlığı. Bu yapışıklıklar laparoskopide açılsalar bile laparoskopi sonrası tekrar oluşma riskleri fazladır.

Rektovajinal septum endometriosisinde genellikle bu bölgeye yerleşmiş bir nodül bulunur. Ağrılı adet görme, ağrılı ilişki ve ağrılı dışarı çıkma en sık rastlanılan belirtilerdir. Laparoskopi ile nodülün alınması gerekir. Bu ameliyat yüksek teknik deneyim gerektiren ve oldukça zor bir işlemdir. Endometriosis tekrarlayabilen bir hastalıktır. Olguların yarısında cerrahi işlemi takiben hastalık tekrarlayabilir.